Bu adlardan kabristan ve makbere adlarını halkımız bugün de kullanmaktadır. Tarihi değeri olan mezar ve mezarlıklar aynı zamanda tarihi eser ve anıt sayılır. Mezarlıklar o şehrin tarihi kaynaklarını da içinde taşır. İslam inancına göre gayri müslümler Müslüman mezarlıklarına gömülemezlerdi. Bu nedenle Doğanbey mezarlığı 700 yıllık Müslüman Türklerin sanki açık alan müzesini andırmaktadır. Beyşehir’den sonra çevrede en büyük mezarlık Doğanbey’de bulunmaktadır.
Doğanbey mezarlığında mermer taş dikili ve üzerinde Osmanlıca yazı ve tarih bulunan en eski mezar 1792 yılına aittir. Bu tarihten sonra Doğanbey’li ilmiye sınıfı ve kasaba ileri gelenleri için mermer mezar taşları kullanılmıştır. “Hacı Ahmetoğlu Hafız İbrahim ruhuna fatiha” yazısı bulunan taş 1872 (h. 1290) yılına aittir.
150-200 yıllık mezarlar bile zamana direnememişlerdir. Halbuki Doğanbey’de zamana direnmiş en az 500 yıllık mezarlara rastlanmışlardır. Boyları iki metreyi geçen çevre dağlarından getirilmiş mezar taşları hala dimdik ayakta durmaktadır. Bu mezar taşları ile Eleng-Güruh dağındaki türbenin taşları aynı özellikleri taşımaktadır.
Büyük taşların dikili olduğu mezarlarda yatanlar Doğanbey’in beyleri ve aile büyükleridir. Türkler de toplumsal bir hiyerarşi mevcuttur. Büyüklere saygı öldükten sonra da gösterilir. Aile reisleri erkeklerdir. Kadınların mezarları küçük ve gösterişsizdir. Bu taşlar üzerinde mensup oldukları Türk boyunun damga (tamga) sı bulunurdu. Bu nişanelere bu taşlar üzerinde belli belirsiz bir şekilde rastlanmaktadır. Bugün bizlere Müslüman Türk yurdu hediye etmiş olan atalarımıza gerekli saygıyı göstermemiz ve bu kabirleri onarmamız gerekmektedir. Böyle mezarlar ilk Türk yerleşim alanlarında bulunmaktadır. Eski dönemlerde Göçü köyünün yakınlarında Karkın diye bir köy vardı. Bu köyden günümüze harap bir medrese ile bizim eski mezarlara benzeyen mezar taşları kalmıştır. Bu köy Oğuz Türklerinin Karkın Boyunun adını taşımaktadır. Doğanbey’deki eski mezarlar da Bayat Türklerinin Damgasını taşımaktadır.
Eski devirlerde kimi tarikat ve tekke büyüklerine “baba” adı verilirdi. Babalar önder kimselerdi. Halk tarafından hürmet görürlerdi. Doğanbey Berket (Bereket) yaylasında yatan Sinan Baba da hem halk hem de hak önderlerinden birisiydi. Yaşadığı tarih kesin bilinmemekle birlikte Yatağan Mürsel dönemlerine yakın olması gerekir. Yatağan Mürsel 1400’lü yıllarda yaşamış alim bir kişiydi.